Almanya: Aşırı sağcı partiden aday oldu, işten çıkarıldı

Almanya’da kiliseye bağlı bir kurum, bir çalışanını aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi adaylığı nedeniyle işten çıkardı.
Bremen merkezli Protestan yardım ve bakım kuruluşu Diakonik Mission:Lebenshaus, Friesland bölgesinde 13 Eylül’de yapılacak yerel seçimlerde AfD’den ilçe ve belediye meclisine aday olan idari çalışan Martina Müller’in iş akdini “Bundan böyle bir iş ilişkisinin artık mümkün olmayacağı” gerekçesiyle feshettiğini açıkladı.
Kuruluşun sözcüsü Roman Möller, söz konusu çalışan ile iş sözleşmesinin olağan üstü bir durum oluşması nedeniyle feshedildiğini belirterek kararın “bir duruş meselesi” olduğunu söyledi. Möller, gerekçenin parti üyeliği değil, “kamuya açık bir şekilde, hiç bir kuşkuya mahal bırakamayacak biçimde aşırı sağcı olarak sınıflandırılan bir siyasi yapı adına aktif adaylık” olduğunu belirtti. Möller ayrıca, bu durumun, kilise ve diakoninin temel değerleriyle ağır bir çelişki oluşturduğunu ifade etti.
Mission:Lebenshaus bölgede yüzde yüz kiliseye bağlı beşi yetişkin biri çocuklara yönelik olmak üzere altı palyatif bakım merkezi işletiyor.
Almanya’da kiliselere bağlı kurumlar hastanelerin yanı sıra ağır hastalığı nedeniyle yaşamının son dönemine giren yetişkinler, çocuklar ve gençler için ayrı bakmevleri işletebiliyor.
“Mesele parti değil değerler”
İşine son verilen çalışan, işten çıkarıldığını AfD’nin sosyal medya hesapları üzerinden duyurarak işverenin kendisini yazılı olarak adaylıktan çekilmeye zorladığını öne sürdü ve tüm hukuki yolları kullanacağını açıkladı.
Sözcü Möller ise, palyatif bakım merkezlerinde insanların hayatlarının son günlerini geçirdiğini hatırlatarak, çalışanların köken, din, dünya görüşü veya sosyal durumdan bağımsız olarak koşulsuz saygı ve empati göstermesinin zorunlu olduğunu vurgulayarak, “Bu güveni korumak, diakoninin öz anlayışının bir parçasıdır” dedi.
AfD’den adaylığını açıklayan çalışanla “devam eden bir iş ilişkisinin artık mümkün olmadığını” ifade eden Möller, kararın “parti siyasetiyle ilgili değil, kilise-diakoni görevinin güvenilirliğini koruma sorumluluğuyla” alındığını kaydetti.
Möller, fesih sürecinin Anayasa, kilise hukuku ve iş hukuku çerçevesinde kapsamlı bir değerlendirmeyle yürütüldüğünü söyledi.
Daha önce de benzer girişimler yaşanmıştı
Almanya’da daha önce de AfD adaylığı nedeniyle işten çıkarma girişimleri olmuştu. Ancak mahkemeler bu fesihleri çoğunlukla geçersiz saydı. Tagesschau’a konuşan iş hukuku uzmanı Michael Fuhlrott, “sadece adaylık nedeniyle işten çıkarma yapılamayacağını” belirterek bu olayda kiliseye bağlı işverenin özel konumuna dikkat çekti. Kilise kurumlarının çalışanlarından “özel sadakat ve kilise değerlerine bağlılık2 talep edebildiğini, bunun ise hukuki açıdan yeni bir alan olduğunu söyledi. Fuhlrott, meselenin “muhtemelen Federal İş Mahkemesi’ni, hatta Anayasa Mahkemesi’ni bile meşgul edebileceğini” ifade etti.
Buna rağmen, feshi sürdürmenin kurum açısından zor olabileceğini belirten hukukçu, AfD’nin yasaklı bir parti olmadığına dikkat çeerek, “Bir parti yasaklı değilse insanlar onu seçebilir ve o parti adına aday olabilir” diye konuştu.
AfD ise kararı “demokrasiye saldırı” olarak nitelendirdi. İşten çıkarılan Martina Müller bir video mesajında “Bu kararla demokrasinin ayaklar altına alındığını” savundu ve bir işverenin “yasal bir partiye aday olduğu için çalışanını işten çıkaracağını hayal bile edemediğini” söyledi.
AfD milletvekili Martin Sichert de kurumu “siyasi tarafsızlık yükümlülüğünü ihlal etmekle” suçladı ve fesih geri alınmazsa kuruma yönelik devlet finansmanının sorgulanması için girişimde bulunacağını açıkladı.
epd/TY,ET






